Hep kendimizi kandırırız.gerçeklerden,doğrulardan
konuşmaktan kaçınırız.kaçan kovalanır misali hep kendi gölgemizden korkarız.o
kadar korkarız ki ayaklarımız ayakkabılarımızdan ellerimiz nasırlarımızdan
çekinir olmuş.aslında sadece kendi kendimizi yakarız, kendi ateşimize
ellerimizle odun atarız. Doğrular o kadar uzak kalır ki yine yanlışlarımıza
sığınırız. hep yavaş yaşamayı ve huzurlu olmayı isteriz.zahmet,sabır,inanç gibi
sağlam kalelerimize sığınmak nedir yahut ne değildir bilmeyiz.bilmeyiz,çünkü
dert etmeyiz yanı başımızda esen hayatı.belki bu yüzden hayatı hep
boşveririz.olduğu gibi kabul etmektense,kendi at gözümüzle görürüz karşıki
kıyımızı...ayakkabılarımızın çamuruna inat yine de bildiğimiz yolda koşarız..
ve hep konuşuruz her konudan.an olur futbol yorumcusu,an olur kaldırım ağası,an
olur gazelden telden çalarız.illa bir şeylere havamızı ayağımızı
bırakıveririz.rahat durmayız çünkü boş kalmaktan yanlışa gel demekten ve en
çokta yalana sarılmaktan vazgeçmeyeniz vazgeçirmeyen yine biziz. Anlayacağınız
dev aynalarımız bitmez,bitirmez oluruz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder